18 Ekim 2018 Perşembe Açılış Sayfam | Sık Kul. Ekle | Ana Sayfa | SİTENE EKLE | Künye | Reklam | İletişim GÜVENLİ ÇIKIŞ
ANA SAYFA
GÜNDEM
GENEL
TRABZON
KÖPRÜBAŞI
BEŞKÖY
SÜRMENE
YAYLA TURİZMİ
SPOR
POLİTİKA
DİĞER
 
 
 
Twitter ve YouTube yasağı

ysuicmez@ymail.com
Twitter ve YouTube yasağı
30 Mart 2014 15:45:43

Yazar : Yusuf SUİÇMEZ
   
   
 
   
 
Makaleyi PaylaşYazı boyutunu büyütmek için       

Twitter ve YouTube yasağı

Son günlerde Türkiye’de tartışılan önemli bir konu sosyal medyanın iki önemli sitesi olan Twitter ve YouTube’nin yayınının engellenmesidir. Hükümetin bu tavrını eleştirenler, Başbakan ve partisinin sahip olduğu dindar kimlik sebebiyle, dini inançtan kaynaklanan bir yasakçılığa gidiş olarak değerlendirmektedir. Bu eleştiriyi daha da ileri götürüp, hükümetin tavrını toplumu dünyadan habersiz hale getirip daha kolay yönetmek arzusu olarak değerlendirip, İran ve Suudi Arabistan’a benzetmesi yapanlar da bulunmaktadır. Ancak internet üzerinde yaptığım araştırmada Youtube ve Twitter’i yasaklayan ülkeler arasında Suudi Arabistan zikredilmemektedir.

Bu tür yasaklar koymak ya da yasak koyma tehdidinde bulunan ülkeler: Çin, Mısır, Suriye, Hindistan, İran, Güney Kore, İngiltere ve Fransa’dır. Ancak İngiltere Başbakanı, İngiltere’deki ayaklanmalar esnasında Twitter’i yasaklama tehdidi yapmasına rağmen, olaylar sakinleşince bunu uygulamaya koymamıştır. Dikkat edilirse, yasak koyan ülkeler ya sosyalist ya da Müslüman ülkelerdir. Bu durum, Twitter gibi sosyal medya araçlarının Amerikan dış politikaları ile bağlantılı olarak değerlendirilmesine yol açmaktadır. Ancak bu araçların herkes tarafından kullanılabilir olması, bu tür bir eleştiriyi geçersiz kılmaktadır. Ayrıca sosyal medyaya konan yasakların çok kısa zamanda delindiği bilinmektedir. Nitekim yasaklanan sosyal medya sitelerine hotspot shield gibi bazı yardımcı programlarla erişilebildiği bilinmektedir.

YouTube yasak ya da kısıtlama getiren ülkelere baktığımızda Twitter’dan çok daha fazla olduğu görülür. Bu ülkeler arasında Rusya, Almanya, Ermenistan, Brezilya ve Amerika Birleşik Devletleri de bulunmaktadır. Ancak bu kısıtlama ve yasaklamalar genel bir nitelik kazanmamıştır. Kısıtlamaya sebep olan ve mahkeme kararıyla suç olduğu tespit edilen videolar kaldırılınca yasaklar ve kısıtlamalar da kaldırılmıştır.

Fransa’da özellikle Yahudi düşmanlığı içeren yayınlar yapılması üzerine açılan dava sonrası, Twitter’a belli bir sınırlama getirilmiştir. Nitekim Twitter, Fransa mahkemesinin kararı doğrultusunda bu yayınları silmiştir. Ancak Twitter’in Fransa’da temsilciliğinin bulunmaması ve bazı hukuki boşluklar sebebiyle sorun devam etmektedir. Türkiye’deki durum da buna benzemektedir. Hükümet, Twitter’in Fransa örneğinde olduğu gibi Türkiye mahkemelerinin verdiği kararlar doğrultusunda adım atılmamasını çifte standart olarak değerlendirmektedir. Bu durum hükümeti kısmen haklı çıkarmakla birlikte, genel bir yasak için yeterli bir neden değildir. Çünkü sosyal medya aracılığı ile mağdur edilen insanların haklarını savunurken, bunları kullanan milyonlarca suçsuz insanın iletişim ve haberleşme haklarını da göz önünde bulundurarak mücadelenin sürdürülmesi gerekirdi. Nitekim İngiltere’de 2011 de çıkan iç karışıklık esnasında Başbakan David Cameron da Twitter’i kapatma tehdidinde bulunmuş; ancak bunu uygulamaya koymamıştı.

Arap Baharı olarak nitelenen süreçte ise Tunus, Kamerun ve Nijerya güvenlik gerekçesi ile sosyal medyaya sınırlamalar getirmiştir. Mısır’daki askeri darbenin de sosyal medya üzerinden planlandığı bilinmektedir. Dolayısıyla Türkiye’deki yasak ilk olmadığı gibi sosyal medyaya yasaklar getirilmesi sadece AKP ile özdeşleştirilemez. Nitekim 2009’da CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun da Facebook’un kapatılması için dava açtığı medyada yer almıştı. Kendisinden bunu yalanlayan herhangi bir beyanı da en azında ben duymadım. Bu durum, yasakçılığın siyasetimizin genel bir ruh halini ifade ettiğini göstermektedir. Her gelen iktidarın kendi siyasi çıkarına ve ideolojisine göre yasaklar getirmesi ve halkı siyasetin öznesi değil nesnesi konumuna sokması bunun açık bir kanıtıdır. Bu sebeple konuyu sadece Twitter, Facebook ya da YouTube yasağı olarak değil; bir zihniyet ve siyaset biçimi olarak da değerlendirmek gerekir.

Şu da bir gerçek ki, tüm siyasi partiler sosyal medyayı bir propaganda aracı olarak kullanmaktadır. Dolayısıyla, yasak getirmek yerine etkin bir karşı savuma kurulması daha doğru bir adım olurdu. Hükümet kanadı engellemeye gerekçe olarak milli güvenliği göstermektedir. Milli güvenlik konusu hepimizi güvenliğini ilgilendirdiği için göz ardı edilebilecek bir şey değildir. Ancak ne adına olursa olsun insanların bilgi edinme ve haberleşme hakkını engelleyen yasakların hem ulusal hem de uluslararası farklı güvenlik risklerini yarattığın unutmamak gerek. Bu yüzden kişi hak ve hürriyetlerini sınırlayan yasaklar normal bir devlet ya da kişiliğin izlerini taşımaz. Ancak özgürlüğün de sorumsuzca kullanımı kabul edilebilir değildir. Bu yüzden genel yasaklar yerine, suçlu ile suçsuzu ayıran nitelikli yasakların konulması gerekir ki birisinin hakkını koruyalım derken başkasının hakkını elinden almayalım.

Kanaatimce Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinin, suiistimallerle mücadele ederken kapalı toplum arzusu veya görüntüsü vermemek için kamu yararı ve adalet ilkesini dikkate alarak, halkı yeterli ölçüde bilgilendirerek hareket etmeleri gerekir. Bunun için de bilişim suçlarını düzenleyen kanunda birey ve kamu yararını koruyacak şekilde düzenlemeler yapılmalıdır. Bu kanun düzenlemesi yapılırken özgürlüklerin korunması esas alınmalı, suçun istisnai ve bireysel oluşuna dikkat edilmelidir. Sonuçta sosyal medya aracılığı ile işlenen suçlara müdahale televizyon ve gazete aracılığıyla işlenen suçlara müdahaleden daha kolaydır. Ayrıca sosyal medyadaki haberleri kamuoyuna daha etkili şekilde sunan, yazılı ve görsel yayın araçlarıdır. Ayrıca sosyal medyadaki iddialara insanların aynı şekilde anında cevap verme şansı varken; televizyon veya gazeteler aracılığı ile işlenen suçlara aynı şekilde anında cevap verme imkânı bulunmamaktadır. Nitekim ben de Din İşleri Başkanlığı görevinden alındıktan sonra gazetelerde yer alan iftiralara karşı açtığım dava üç yıl sürmüş ve gazetenin iç sayfalarının birinde yayımlanan küçük bir özür ve düzeltme yazısı ile yetinmek zorunda bırakıldım. Şüphesiz sosyal medya olmasaydı, kişilik haklarımı savunmam daha da zor olacaktı.

Aynı şekilde sosyal medyanın uluslararası boyutu da dikkate alınarak, uluslararası hukukun da geliştirilmesi için girişimde bulunulmalıdır. Uluslararası alanda, hem devlet hem de devlet dışı oyuncular istihbarat, mali hırsızlık gibi konularda siber suçlarla ve diğer sınır ötesi suçlarla ilgili sürekli yeni düzenlemeler yapmaktadır. Uluslararası sınırları aşan ve en azından bir devletin haklı çıkarlarını ilgilendiren saldırılar siber savaş olarak değerlendirilebilmektedir. Dolayısıyla, Türkiye kendi güvenliğine karşı olan saldırılara karşı hem diplomatik hem de uluslararası hukuki mücadelesini sürdürmelidir. Ancak ne olursa olsun siyasi kaygı ya da beklentiler içerisine girilip yasakçılıktan medet umulmamalıdır. Hele ki din adına yasakçılık asla savunulmamalıdır. Çünkü Allah, Şeytan’a bile işlediği suçların karşılığını görmek şartıyla var olma hakkıyla birlikte fikir ve teşebbüs hürriyetini de vermiştir.

Makaleyi Paylaş  

 
 
Yorum Ekle    Arkadaşına Gönder

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

Köşe Yazarları
MUSTAFA YAZICI
İBÂDETLERİN SAĞLIĞA FAYDASI
MUSTAFA HOŞOĞLU
Yerimi Sorguladım
M.Nihat MALKOÇ
KÖPRÜBAŞI-BEŞKÖY DOSTLUĞU VE KARDEŞLİĞİ
Yusuf SUİÇMEZ
Twitter ve YouTube yasağı
Mustafa Onay
ÇOK ÜZÜLDÜK AYNI ZAMANDA DA ÇOK KIZDIK
MEHMET ERGÜN
ORUÇ BİR KALKANDIR
GENÇALİ ERSOY
Sürmene'nin Haftası Salı Günü
TRABZON

Ali ÖZDEMİR Pınarbaşı Mahalleden Muhtar Adaylığını Açıkladı

Pınarbaşı Mahalle'den Ali ÖZDEMİR Kendi Mahallesinden resmen Muhtar Adaylığını Açıkladı

BİZE MISIR BİLE TRABZON.

BİZE MISIR BİLE TRABZON.

KTÜ'de arbede çıktı 1 yaralı

KTÜ'de karşıt görüşlü öğrenciler kavga etti: 1 yaralı

ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN BU HAFTA BU AY

YORUMLAR
En son yorumlanan haberler
» BEŞKÖY BELEDIYE BAŞKANI SIYASETE ARAVERECEĞIM DEDI...
» Mustafa Sancak Milletvekili Aday Adayı
» Av. Mesut İskenderoğlu Trabzon’dan Ak Parti milletvekili aday adayı
» BEŞKÖY KÜCÜKDOĞANLI MAH RAHMETLİ SEFER EFENDİ HOCAMIZIN OGLU MEHMET SAKA HOCAMIZ HAKKIN RAHMETİNE
» BİR GÜN SİZE ÖZEL DEĞİL, SİZ HER GÜNE ÖZELSİNİZ
» YUSUF İSKENDEROĞLU'NUN DÜĞÜN MERASİMİ.
» Mustafa Şerif İMAMOĞLU dualarla uğurlandı
» YUNUS EMRE KÜÇÜK KİMDİR
» MUHTAR ADAYI
» RAHMİ ÜSTÜN AKP ADAY ADAYI
» Ahmet Yılmazın annesi Fatma YILMAZ halamızı ziyaret ettik
» Mustafa ONAY adaylığını açıkladı
 
ÜYE GİRİŞ
sitemize ücretsiz üye olabilirsiniz..
   
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Beni Hatırla :
   
»  şifremi Unuttum
»  yeni üye kayıt
HAVA DURUMU
TRABZON İSTANBUL ANKARA
Nöbetçi Eczane

İSTATİSTİK
  İstatistik
  Dün : 212
  Bugün : 224
  Toplam: 762260
   Şuan Çevirimiçi:

 76 konuk,

 

Ana Sayfa | Bize Ulaşın | Arşiv | Tüm Haberler | Tüm Manşetler | Foto Galeri | Video Galeri | Künye | Reklam
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Facebook
Twitter
Bize e-posta gönderin
  Hay&NS web katalogları